Herkes bir yolda yürüyor. Kimi eğriye yürüyor kimi doğruya. Kimi farkında kimi değil. Kimi yalnız yürüyor, kimininde arkadaşı var. Lakin her birimizin kendine sorması gereken soru: mıyız, mıyız?

Herkes attığı adımları hesaplıyor  ama atmadığı adımları hiç görmüyor. Konuşmaya başladı mı ben ona şunu yaptım ben ona bunu yaptım cümleleri uzayıp gidiyor. Abdulhakim Arvasî hazretlerinin bir sözü var “İyilik ticaret değildir, Allah için yapılır ve unutulur.” Bu söz Tamda günümüz dostluklarına, arkadaşlıklarına darbedir.  İşi düştüğü kadar , ihtiyaç duyduğu kadar dost olanlara darbedir.

Farkında olmadan Kapitalist sistem değerlerimizde erozyona sebep oluyor. İnsanlar arkadaşlıklarında kâr, zarar üzerine bir ilişki güdüyor. Samimi dostluklar ise hikayeler de kalıyor. 

Peki neden beceremiyoruz. Çünkü Çağın bize dayattığı ben merkezcilikten kurtulamıyoruz. Herkes kendi nefsinin derdinde, yapılan iyilikler, menfaat için bir beklenti ile yapılıyor. Karşılığını alamayınca, karşıdaki kişiyi samimi olmamakla suçlayıp ilişkiyi kesiyoruz. Bugün insanoğlu öyle bir halde ki çıkarı olmasa ağaç bile sulamaz, yunus da kaldı yaradılanı sevmek yaratanda ötürü anlayışı.

Bir başka nedene de gelince Allaha tevekkülümüz az. Korkuyoruz,  bir başkasına yardım edip, vaktini verip, emek verince, zarar edeceğimizi düşünüyoruz Allah için yapılan iyilikten, Allah için yapılan dostluktan, kim zarar etmiş ki? Sen Allahı bilip, onun için dost oluyor, iyilik yapıyorsan karşıdakinin davranışı neden gözüne batıyor. Herkesin nefsi var, o duvarı aşıp samimi bir iyiliğin o yüreğe girmesi belki yıllar alır. Vazgeçmeden bu yolda yürüyenler ahiret kardeşi olur. Yada yolda kalanlardan oluruz ve çevremizdeki insanların tavırlarını şikayet edip kalabalıklar arasında yalnız kalmaya devam ederiz. 

 

Şimdi karar verelim Yoldaş mıyız yoksa Haldaş mı?

YAZAR: AHMET BAĞSIZ

Su Verenlerin Çok Olsun...
Gece...

admin

Görüş, Öneri, İstek ve Şikayetleriniz için, neptunlu.net@gmail.com

GERİ BİLDİRİM

*