Kategori:İnsan sadece Eylül’de hüzünlenmez ki..

İnsan sadece Eylül’de hüzünlenmez ki.. Elindeki çay tepsisini o dükkândan bu dükkâna sektire sektire koşan çocuk o an ne düşünüyodur? Saatin sabah 06.00 oluşunu mu? Tam da şuan yatağında olmayı mı? Değişen mevsimin pantolonunun yırtık yerlerinden ulaşıp ona serin ve okkalı bir selam çakışını mı? Yoksa yağan yağmura ve çamura rağmen ayağındaki yazdan kalma terlikleri mi? Bilmiyorum.. Küçük bedenin “büyük” ifadesi bize nerede olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyor. “Doğubayazıt”.. Ciddi insanlar, ciddi insanların ciddi çocukları, ciddi çocukların cipciddi sokakları.. Her…