;

Doğan güneşi, saran geceyi, her gün başucuna gelip duran yıldızları, karla yükselen dağları, ağaçları, toprak yolları, meraklı meraklı  bakan boncuk gözlü çocukları, sevgi bekleyen okul bahçesinde ki köpeği, bazen sevinçle koştuğun  bazense hemen yanı başında iç çekip hayale daldığın pencereni, her seyrinde iç organlarımızın yerini değiştirme girişiminde bulunan hırçın servisi, soğukta olsa espiri yapma cesaretini ve istikrarını asla kaybetmeyen o eşsiz arkadaşları,  evlerin yanan ışıklarını, işten gelen babaları, gözlerinin taa içi gülen anneleri, tartışa tartışa bağlandığın kardeşlerini, gözünde/gönlünde ağırlayan yari, her köşesiyle tevhidi haykıran ve insanın içine içine dolan gökyüzünü…

Maddenin hüküm sürdüğü, mananın bir köşede fark edilmeyi beklediği bu günlerde hakkını vererek sevmek lazım. Sonlu olan bu dünyadan güzel bi kapanışla sonsuz aleme göçmek için güzelliği çoğaltmak lazım. Ve bu yüzden değiştirmek için değişmek, merkezden başlayarak halka halka büyüyen adımlar atmak lazım. Evladın anne babaya merhamet edemediği, eşlerin beraberliklerini sürdüremediği, komşunun komşuya gelen misafire bile tahammül edemediği, trafikte eften püften şeyler adına terör estirdiğimiz ve hoşgörüsüyle-nezaketiyle cihana nam salmış bu toprakların artık bir “seri katilinin” olduğu şu günlerde sevmek ve sevdirmek lazım. Severek, sevmeyi öğretmek lazım.. Çünkü kendimizi sevmezsek başkalarını hiç sevemeyiz, işimizi sevmezsek hakkıyla yapamayız, ailemizi sevmezsek içindekileri mahvederiz, doğayı sevmezsek yaratılışımızdan gelen uyumu asla yakalayamayız, insanları sevmezsek “insanlığı” sevemeyiz, vatanımızı sevmezsek görünmeyen sınırlarla ayırdıkları dünya topraklarını da sevemeyiz.. Ve bu topraklar üzerinde yaşayanları  fark edemez, onlar için bir şeyler yapamayız..  Hani derdimiz güzelliği yaymak ya..

İşte tüm bunlardan sebep, kendimizden başlayarak ve bir şeyleri değiştirmek için niyet alıp yola çıkmak lazım. Doğru düşünmek, doğru bakmak ve doğru yaşamaya çalışmak lazım. Düşsekte kalkmak, katlığımızda kararlı olmak, yine ve yeniden başlamak lazım.. Netice itibari ile biz yaptıklarımızdan mesulüz sonuçtan değil. Oyüzden çalışmak, çabalamak dert etmek lazım. Ömrümüz vefa etmezse de bıraktığımız yerden tutup kaldıracak bir babayiğit bulunur elbet..

’in de dediği gibi;

“İnsanlar sevilmek için yaratıldı, eşyalar ise kullanılmak için. Dünyadaki kaosun nedeni; eşyaların sevilmeleri, insanların ise kullanılmalarıdır.”

Gelin hep beraber bu deli oyununa, bu kaosa bi son verelim artık..

Yazar:

Gönül pusulası
Hayatın Fazlalıkları

admin

Görüş, Öneri, İstek ve Şikayetleriniz için, neptunlu.net@gmail.com

GERİ BİLDİRİM

*