Kur’an’ın pek çok ayetinde Allah’ın insanları imtihan edeceği yazmakta ve hadis kitaplarında da Hz. Peygamber (sav)’ in bu yönde sözleri bulunmaktadır. Konumuz direkt bu ayet ve hadisler değildir lakin bununla alakalı diyebileceğim başka bir hakikati basitçe anlatmaya çalışacağım. Belli bir yaşa kadar inancımız bizi tercih yapma noktasına getirmemiş olabilir fakat belli bir yaştan sonra ya da kısaca hayata atıldıktan sonra diyebileceğimiz bir durumda hayatta yol ayrımları devreye girmektedir.  Bu yol ayrımları inancımızı test etmekte samimiyetimizi ölçmektedir. Bizce bu yol ayrımlarından en önemlisi bu dünyada niçin yaşadığımızı, yerimizi, amacımızı iyi öğrenmektir. Dünyadaki amacımızı iyi anlamamız hem dünyamız hem de ahiretimiz için çok önemlidir. Çünkü bu durum dünyadaki yaşantımızı ahiretteki halimizi tayin etme noktasında kilit rol oynayacaktır.

Hz. Peygamber (sav) buyuyor ki: “İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.” (Aclunî, Keşfu’l-hafa, 2/312). Hepimizin malumu olduğu üzere rüya gördüğümüz zaman bunu gerçek sanırız. Rüyamız kabussa acı çekeriz, rüyamız güzelse huzurlu olur ve uyandığımızda da rüyanın etkisiyle uyanırız. Evet bu uykudan ibaret, ölünce uyanırız bu rüyadan güzel uyanmak istiyorsak bu dünyadaki yaratılış amacımıza uygun yaşamamız icap eder.

Günümüz Müslümanı televizyonda dizilerle, internette siteleriyle, iki kıskaç altında imanı ile nefsi arasında can çekişmektedir. Bir kısım buralardan uzak durmaya ya da Müslümanca istifade etmeye çalışırken, bir kısım da nefsinin hallerine dinden cevaz arama derdinde ya da gelen tepkileri gürültüyle bastırmaya çalışmaktadır. Herkesin sorması gereken soru bu dünya uykusundan uyandığımızda hangi hal üzere uyanacağız. Aslında bunun cevabını da Peygamber Efendimiz (sav) vermektedir. “İnsanlar kıyamet gününde, öldükleri hâl üzere diriltileceklerdir.” (Müslim, Cennet, 83) buyurmaktadır

Allah ve Resulüne inanan bu yönde ikrarı olan Müslümanlar olarak karar vermemiz gereken nokta hayatımızı Kur’an ve Sünnet ne dediyse harfiyen uyarak mı yaşayacağız yoksa Kur’an ve Sünneti nefsimize mi uyduracağız. Günümüz Müslümanın çektiği en önemli sıkıntılardan biri de bu dediğimiz durum diye düşünüyorum Çağımızda batıl sesler çok gür çıktığı için Müslümanlar bir seraba inanmakta ve dünyadaki varoluş amacını unutmaktadır. Unutulmamadır ki kafirce yaşayarak cennete varılmaz! Bir karar vermek gerekmektedir. Ya inandığımız din üzere yaşayacağız, düşüneceğiz, hareket edeceğiz ya da batıl üzere hayat yaşayacağız.

Velhasılıkelam neye inanıyorsan ona göre yaşa.

ALLAH'A KAÇALIM
Maddede Kaybolan İnsan

AHMET BAĞSIZ

Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mezunu, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yüksek Lisans öğrencisi.

Soru ve Görüşleriniz için ahmetbagsizi@gmail.com

GERİ BİLDİRİM

*