Kategori:Neptünlü

Muhakkak ki Allah güzeldir, güzelliği sever…

Abdullah b. Mes’ûd’dan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “ Muhakkak ki Allah güzeldir, güzelliği sever… ” (M265 Müslim, Îmân, 147) Rasulullah(sav) yine Kâbe’sinin önünde oturmuş yakarıyordu merhametliler merhametlisine. “Yâ Allah, Yâ Rahman!” İslam peygamberinin yakarışlarını ve ümmetine dualarını dinleyen tevhid düşmanlarından biri de gizlice izlemekteydi. Eline bir koz geçmiş gibi sevindi bu iki farklı ismi âzamı duyduğu zaman. Diyordu kendi kendine Muhammed tek olan Allah (cc)’den söz ediyordu ama şimdi iki isimle dua ediyor. Ertesi sabah hemen yandaşlarının…

Kaybediyoruz dinimizi, vicdanımızı, insanlığımızı. Tutsağız teknolojiye, teknolojiden bize uzatılan sahte kokmuş zehirli hayallere tutsağız. Uyuşmuş her yanımız, içimizde bağıran birileri var ama vicdan tutsak, din tutsak insanlık tutsak. İstediğimiz gibi yaşamıyoruz düşünmüyoruz. Onların istediği gibi hareket ediyor, konuşuyor, hayal ediyoruz. Kaybediyoruz benliğimizi kimliğimizi. Adım adım o uçuruma gidiyoruz. Nasıl olduğunuz ne halde olduğunuz nasıl giyindiğiniz umurlarında değil. Neden umurlarında olsun ki, nasıl olsa onların istediğini yapıyorsunuz. Sahte sevdalar, sahte hayaller, sahte dünyalar. Herkesin farklı olmaya çalıştığı ama herkesin aynı yola…

“Mutlu olmak yada olmamak işten bütün mesele bu” diye ünlü bir replikle konuya girmek ne kadar iyi olur bilmem lakin  bu hayatın koşturması içinde isteklerimizin arka planında mutlu olmak isteği yatıyor. Bu hayatta ortalama bir insan beklentisi güzel bir iş, iyi bir eş biraz daha ileri gidersek ev, araba diye bu liste uzayabilir ama hepimizin kafasında az çok anlatılmak istenen şekillenmiştir. Başka bir tanımlamayla olayın çerçevesini genişletirsek, hayalim amacım dediğin her şeyin arka planında mutlu olmak isteği vardır. Kimse şunu…

Bu hayatta insanoğlu olarak en zor yaptığımız şeylerden biri de “yeniden başlamak”. Hayatın zorlukları karşısında bazen cesaret, bazen umut bazen de öz güvenimizi kaybettiğimizden tekrar denemekten korkarız. Burada durup kendimize şunu demeliyiz; ya sonra?.. sonra ne olacak?..her şey yoluna girdi mi?..Girmedi tabi ki. Peki o zaman ne yapmalıyız? Yeniden başlayalım hayata. Her gün, her saat, her saniye, tüm yarım kalmışlıklarımıza, kalp kırıklarımıza rağmen yeniden başlayalım. Yeniden başlamayı öğrenelim. İşte bu da iki şeye bakar. Biri inanç diğeri ise irade. Bu…

Dinimizi, inancımızı belirli bir alana sığdırıp, sınırlandırarak bir Müslümanlık yaşadığımız şu dünyada bazı  şeyleri  yeniden bakmak yeni bir bakış açısı getirmemiz gerekiyor. Yada kaybettiğimiz bakış açımızı tekrar bulmalıyız, öğrenmeliyiz. Aslında kaybettiğimiz o kadar şey var ki ama sadece birine değinelim. Konuya iddialı bir cümle ile başlayım. Dünyada nerde bir güzellik varsa orada onu yapmaya Müslümanlar daha layıktır. Neden mi Bizim dinimiz boş ver demez, bizim dinimiz umursamazlık etmez, şairin dediği gibi “kim var! ” diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan…

Sonu Allaha varmayan düşünceler dertler sıkıntılar yollar; Hayattan fazlalıkları atmak gerek. Müslüman, mümin bir birey için hayatın sağlaması Allahtır. Konuşmalar, dertler, düşünceler, hayaller, çalışmalar Allah için mi ? Sonu kabirden ileriye gidemeyen yapılan gayret ve çalışma için ahiretinizi mahvetmeyin. öyle bir derdiniz olsun ki ahirette faydanıza olsun, bir hayal kurun sonu cennet olsun, melekler gıpta etsin. Fahri kainat Hz. Muhammed s.a.v buyuruyor ki: Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz. (Hadis-Şerif) Dünya derdiyle ölen öyle dirilir. düşüncelerinde hayallerinde hayatında ölümden öteye yol…

1 2