Kategori:manşet

Teknolojinin hızla gelişmesiyle hayatımızda gözle görülür bir çok değişiklik oldu. Ulaşımda, haberleşmede ve yaşam standartların artması gibi bir çok alanda farklılıklar yaşandı. Buda özel ve genel anlamda istesek de istemesekte hepimizi etkiledi. Fazla değil 20 yıl geriye gidecek olursak teknoloji şimdi gibi olmasa da yine vardı ama şimdi ki gibi özel hayatı işgal eden bir obje olmadı. Çocukluğumuz tablet ve bilgisayar başındaki her şeyin yalan olduğu bir oyun dünyasında değil, sokakta kah gülerek kah ağlayarak geçti. Mutluluğun ve hüznün yürekten…

Allah cc zamanın içinde bazı vakitlere, yerler arasında da bazı mekânlara önem vermiş, ecrini ve kutsallığını inananlara kitabı ve Rasûlü aracıyla söylemiştir. Gün içinde seher vaktine, hafta içinde cuma gününe, yıl içinde ramazan ayına ve daha başka burada sayamayacağımız gün ve ayların önemine işaret etmiştir. Mekânlar içinde ise ayet hadislere baktığımızda üç mekân öne çıkmaktadır. Bunlar Kâbe, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa dır.   Tarihi seyir içinde bu mekânlar farklı olaylara konu olmuş hem insanlığın hem de dünyanın seyrini değiştirmiştir…

İnsanlığın hiç şüphesiz en değerli varlığı zamandır. Zamanın değeri üzerine birçok söz edilmiş, pek çok kitap yazılmış olsa da insanlar zaman konusunda çok büyük bir yanılgı ve gaflet içindedirler. Dinimiz de bu gerçeği dile getirmiş ayet ve hadislerde ulemanın kitaplarında zamana vurgu yapılmış, önemine dikkat çekilmiştir. Nitekim Kuranı Kerimde Allah cc yemin ettiği şeylerden biri zamandır. Cenâb-ı Hak Asr Sûresi’nde: “Asra (zamana) yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler…

Bu hayatta insanoğlu olarak en zor yaptığımız şeylerden biri de “yeniden başlamak”. Hayatın zorlukları karşısında bazen cesaret, bazen umut bazen de öz güvenimizi kaybettiğimizden tekrar denemekten korkarız. Burada durup kendimize şunu demeliyiz; ya sonra?.. sonra ne olacak?..her şey yoluna girdi mi?..Girmedi tabi ki. Peki o zaman ne yapmalıyız? Yeniden başlayalım hayata. Her gün, her saat, her saniye, tüm yarım kalmışlıklarımıza, kalp kırıklarımıza rağmen yeniden başlayalım. Yeniden başlamayı öğrenelim. İşte bu da iki şeye bakar. Biri inanç diğeri ise irade. Bu…

Dinimizi, inancımızı belirli bir alana sığdırıp, sınırlandırarak bir Müslümanlık yaşadığımız şu dünyada bazı  şeyleri  yeniden bakmak yeni bir bakış açısı getirmemiz gerekiyor. Yada kaybettiğimiz bakış açımızı tekrar bulmalıyız, öğrenmeliyiz. Aslında kaybettiğimiz o kadar şey var ki ama sadece birine değinelim. Konuya iddialı bir cümle ile başlayım. Dünyada nerde bir güzellik varsa orada onu yapmaya Müslümanlar daha layıktır. Neden mi Bizim dinimiz boş ver demez, bizim dinimiz umursamazlık etmez, şairin dediği gibi “kim var! ” diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan…

Tabiinin zahidlerinden Âmir bin Abdikays’tan rivayet edilmiştir. Bir adam kendisine, “Benimle konuşur musun?” diye sorar. 0 da ona şöyle cevap verir: “Güneşi yerinde tut, seninle konuşayım.” Yani demek istiyor ki güneşi benim için biraz yerinde durdur, dönmesini engelle; ben de seninle konuşayım. Çünkü zaman hızlı bir şekilde geçip gidiyor, geçip gittikten sonra ise bir daha geri dönmez. Gidişine çok pişmanlık duyulsa bile yerine bir şey koymak veya yeniden elde etmek mümkün değildir. Aynca her vaktin içinde yapılabilecek bir amel vardır…

1 2