Kategori:Arşiv

“Mutlu olmak yada olmamak işten bütün mesele bu” diye ünlü bir replikle konuya girmek ne kadar iyi olur bilmem lakin  bu hayatın koşturması içinde isteklerimizin arka planında mutlu olmak isteği yatıyor. Bu hayatta ortalama bir insan beklentisi güzel bir iş, iyi bir eş biraz daha ileri gidersek ev, araba diye bu liste uzayabilir ama hepimizin kafasında az çok anlatılmak istenen şekillenmiştir. Başka bir tanımlamayla olayın çerçevesini genişletirsek, hayalim amacım dediğin her şeyin arka planında mutlu olmak isteği vardır. Kimse şunu…

İnsan sadece Eylül’de hüzünlenmez ki.. Elindeki çay tepsisini o dükkândan bu dükkâna sektire sektire koşan çocuk o an ne düşünüyodur? Saatin sabah 06.00 oluşunu mu? Tam da şuan yatağında olmayı mı? Değişen mevsimin pantolonunun yırtık yerlerinden ulaşıp ona serin ve okkalı bir selam çakışını mı? Yoksa yağan yağmura ve çamura rağmen ayağındaki yazdan kalma terlikleri mi? Bilmiyorum.. Küçük bedenin “büyük” ifadesi bize nerede olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyor. “Doğubayazıt”.. Ciddi insanlar, ciddi insanların ciddi çocukları, ciddi çocukların cipciddi sokakları.. Her…

Bu hayatta insanoğlu olarak en zor yaptığımız şeylerden biri de “yeniden başlamak”. Hayatın zorlukları karşısında bazen cesaret, bazen umut bazen de öz güvenimizi kaybettiğimizden tekrar denemekten korkarız. Burada durup kendimize şunu demeliyiz; ya sonra?.. sonra ne olacak?..her şey yoluna girdi mi?..Girmedi tabi ki. Peki o zaman ne yapmalıyız? Yeniden başlayalım hayata. Her gün, her saat, her saniye, tüm yarım kalmışlıklarımıza, kalp kırıklarımıza rağmen yeniden başlayalım. Yeniden başlamayı öğrenelim. İşte bu da iki şeye bakar. Biri inanç diğeri ise irade. Bu…

Dinimizi, inancımızı belirli bir alana sığdırıp, sınırlandırarak bir Müslümanlık yaşadığımız şu dünyada bazı  şeyleri  yeniden bakmak yeni bir bakış açısı getirmemiz gerekiyor. Yada kaybettiğimiz bakış açımızı tekrar bulmalıyız, öğrenmeliyiz. Aslında kaybettiğimiz o kadar şey var ki ama sadece birine değinelim. Konuya iddialı bir cümle ile başlayım. Dünyada nerde bir güzellik varsa orada onu yapmaya Müslümanlar daha layıktır. Neden mi Bizim dinimiz boş ver demez, bizim dinimiz umursamazlık etmez, şairin dediği gibi “kim var! ” diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan…

Yürüyelim mi biraz? Lütfen… Her adım atışımda yanı başımda olmanın mutluluğunu ver bana. Sesin kulaklarımdan içimin sokaklarına doğru hücum ederken, usulca çalsın gönül kapımı. Fethedilmiş bir şehir edasıyla yeni başlangıçların müjdecisi olsun gelişin. Demem o ki; ellerimizi bu kez ceplerimiz değil de yan yana olmanın heyecanı ısıtsın.. Yürüyelim.. Biz yürüyelim; dağda rüzgar, gökte kuşlar, yol boyunca ağaçlar yürüsün.. Dilde kelimeler yürüsün kararınca sessiz sedasız. Adın adımla anılsın da ben de umut yürüsün koşar adım.. Yürüyelim.. Hayalle gerçek arasında emin olmaya…

Sonu Allaha varmayan düşünceler dertler sıkıntılar yollar; Hayattan fazlalıkları atmak gerek. Müslüman, mümin bir birey için hayatın sağlaması Allahtır. Konuşmalar, dertler, düşünceler, hayaller, çalışmalar Allah için mi ? Sonu kabirden ileriye gidemeyen yapılan gayret ve çalışma için ahiretinizi mahvetmeyin. öyle bir derdiniz olsun ki ahirette faydanıza olsun, bir hayal kurun sonu cennet olsun, melekler gıpta etsin. Fahri kainat Hz. Muhammed s.a.v buyuruyor ki: Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz. (Hadis-Şerif) Dünya derdiyle ölen öyle dirilir. düşüncelerinde hayallerinde hayatında ölümden öteye yol…

1 2 3 4 5