Kaybediyoruz dinimizi, vicdanımızı, insanlığımızı. Tutsağız teknolojiye, teknolojiden bize uzatılan sahte kokmuş zehirli hayallere tutsağız. Uyuşmuş her yanımız, içimizde bağıran birileri var ama tutsak, tutsak insanlık tutsak. İstediğimiz gibi yaşamıyoruz düşünmüyoruz. Onların istediği gibi hareket ediyor, konuşuyor, hayal ediyoruz.

Kaybediyoruz benliğimizi kimliğimizi. Adım adım o uçuruma gidiyoruz. Nasıl olduğunuz ne halde olduğunuz nasıl giyindiğiniz umurlarında değil. Neden umurlarında olsun ki, nasıl olsa onların istediğini yapıyorsunuz. Sahte sevdalar, sahte hayaller, sahte dünyalar. Herkesin farklı olmaya çalıştığı ama herkesin aynı yola çıktığı bir dünya kurdular size.

Fikrimizi kaybediyoruz. Cahillerin, yalancıların, sahtekarların, karanlık adamların fikirlerini haykırdıkları. Alimlerin, aydınların susturulduğu, konuşsa bile itibar görmediği bir hayat. Televizyon ile İnternet ile yanlışların doğru diye sunulduğu bir dünya…

Ölçümüzü kaybediyoruz. Yolumuzu şaşırttılar, popüler kültürün sunduğu her yol, o uçuruma çıkıyor. Edepsizlik yalan hayasızlık ölçü olmuş. Bizim dünyaca ünlü bir sanatçı mı bir ressam mı yada Nobel ödülü almış bir yazar mı durun durun yoksa İsviçreli bilim adamlarımı?. Neydi bizim ölçümüz

Din, vicdan, fikir, benlik, ölçü kaybedilince ne olur biliyor musunuz?. kılarsınız ama onların istediği gibi hareket edersiniz, başını kapatırsın ama İslama taban tabana zıt kadın hakları diye uydurulan o zırvalar yeni dinin olur. Bilim yeni tanrın olur. Tv İnternet yeni putlarınız olur. Herksin farklı giyindiği, farklı davrandığı, farklı dünyalarda yaşadığı ama aynı uçurama gittiği yığın olursunuz.

Bizim kim olduğumuzu merak edenler 1400 sene öncesine baksın…

Yazar: Müslüman

Mutlu Olmanın Formülü...
GENÇLİKTE İBADETİN ÖNEMİ

admin

Görüş, Öneri, İstek ve Şikayetleriniz için, neptunlu.net@gmail.com

GERİ BİLDİRİM

*